Fazıl Say değil Türk sanatı kaybediyor

Ağu 11

Tuncay Yılmaz Türkiye’nin yetiştirdiği önemli keman virtüözlerinden biridir.
Yurt içinde ve dışında sık sık verdiği konserler beğeniyle izlenir.
Tuncay Yılmaz, mesleğine, sanata ve kemanına aşık bir sanatçıdır.
Yanlış anımsamıyorsam Fazıl Say’la da aynı yıllarda konservatuarda okumuşlar ve müzik dünyasında bulundukları yere tek başlarına verdikleri savaşım sonucunda gelmeyi başarmışlardır.
Birbirinin kadim dostudurlar.
***
Tuncay Yılmaz Sonbaharda Bursa Senfoni Orkestrası ile bir konser verecek.
Orkestraya Fazıl Say’ın “Harem’de 1001 Gece” adlı keman konçertosunu çalmayı öneriyor.
Yılmaz sonucu Fazıl Say’a attığı mesajda şöyle bildiriyor:
“Önerimden biraz korktular, ‘bakanlıkla sorunumuz olur, Vivaldi’nin 4 Mevsim konçertosunu koyalım programa’ dediler.”
Sonra da şunları ekliyor:
“Sevgili dostum Fazıl, bu ülkede evrensel standartlarda çalışmamız zor, biz bu konçertoyu yurtdışında çalabildiğimiz kadar çalalım.”
***
Bu mesajla eserinin engellendiğini öğrenen Fazıl Say doğal olarak üzülüyor ve şu yanıtı veriyor:
“Tuncay’a önce teşekkür ediyorum. Kimseyi kırmadan etmeden de cevaplarımı sıralıyorum.
1- Öncelikle Bursa Senfoni programa bu eseri koymakta ısrar etmelidir. ( buna kimin ne itirazı olabilir?) Bakanlık tarafından bir zorluk çıkacağını sanmıyorum.
Bir zorluk çıkarsa da onu o zaman düşünürüz.
Sonuçta bu orkestra “Harem’de 1001 gece” eserimi pek çok kere çaldı.
Şimdi de çalar.
2- ‘Harem’de 1001 gece’ keman konçertosu, içinde bendir, kudüm ve darbukanın olduğu, Türk ritimleri, makamları ve anonim melodi “katibim”den yola çıkan bir eserdir. Tam bir doğu batı sentezi eseridir.
Dünyanın her yerinde çalınmış ve hala da yoğun bir şekilde çalınan bir keman konçertosudur, Türkiye’de bir çalınışının engellenmesi abes kaçar, sansüre girer, haksızlıktır, kültür sanat dünyasına yakışmaz, hem Türkiye’de hem dünyada sert eleştirilere maruz kalır…
Bakın dostlar; bu tarz tuhaf sansürlere yıllar içinde hep maruz kaldım, bunlar yapıldıkça, bana en karşı olanlar bile bu tutumu haksız ve kural dışı bulmuştur , bu olaylar beni büyütmüş yapanı küçültmüştür, hep, her seferinde yapanlar utanç içinde kalakalmıştır, her seferinde dünya haberlerine de -malesef-konu olmuştur. Bunu ben de istemem. Biz de istemeyiz. Bunu emin olunsun ki Türkiye’de hiç kimse istemez.
Bence bu başvuruyu yapın. Bu tatsız konular artık kapansın. Küçük kariyerist çekişmeler vesaire dönemi bitsin. Sarılınsın ve dost olunsun.
3- Sevgili Tuncay’a da tabiki yurt dışında bu eseri çalacağı orkestralara hemen bakacağım. Müthiş güzel yorumladığı bir Türk eseridir.”
***
İşte böyle değerli okurlar.
Türkiye’de sanata ve sanatcıya zerre kadar saygı duyulmayan bir dönemden geçiyoruz.
Fazıl Say bu ülkenin yetiştirdiği bir değerli sanatçıdır.
Sanata ve sanatçıya değer vermediğimiz için müzik dünyasına çok az sayıda sanatçı armağan edebiliyoruz.
Bu kafayı değiştirmediğimiz sürece sanatta dünya kendimize fazla yer bulamayız.
Acı ve üzüntü verici bir durumdayız.

Bilgiyi Paylaş

Yorum Yazınız